| Uğurlu Köyü
Tüm
Anadolu toprakları gibi Uğurlu toprakları da birçok medeniyetlerin
beşiğini oluşturur. Bu medeniyetler hakkında günümüze kadar ulasan
çeşitli kalıntılar bunu doğrular niteliktedir. Söz gelişi Köristandaki,
Boyunağıldaki, Sandıklıboğazdaki ve kurum önümdeki inler Romalılar
dönemine ait medeniyetin izlerini taşımaktadır. Bu arada; Örene,
Bozyaka , Gözpınarı, Örendorusu , Çevlikbaşı, Köristandaki Hamam ve
Uzun Kırdaki tarihi eser kalıntı ve izleri de ayrı bir medeniyetin
göstergeleri olmaktadır.
Ne vaki bu
medeniyet eserlerine ait binaların tasları köy evlerinin yapımında
kullanılması sonucu çıplak gözle görülemez duruma gelmiştir. Bu arada
topluluklar arası savaşlarda söz konusu medeniyetler ve eserleri
üzerinde hiç şüphesiz olumsuz izler bırakmıştır.
Buna,
doğa şartları da eklenince bugünkü durumuna gelmiştir. Türklerin
Anadolu'ya 1071 Malazgirt zaferiyle ayak basmalarıyla başlar.
Oğuzların
Salur ve Kayi boyundan olan Nure sofi öncülüğündeki ilk Türk kafilesi
1228 yılında Ermenek'in Kamış Boğazına ayak basar.
Bu
tarihten sonra Karamanlılar olarak bilinen Türkler Ermenek ve çevresine
yerleşir. Bunlar arasında konar göçer Türkmen aşiretleri de
bulunmaktadır.
Ermenek ve çevresine
yerleşen Türkmen MAMULU ASIRETLERINDEN UĞURLU CEMAATININ de bulunuşu
bize önemli bir ipucu vermektedir. Daha önce açıklandığı üzere çeşitli
Türk Boyları, Oymaklar, Aşiretler ve Cemaatler ya gittikleri yerlere
adlarını vermişlerdir, ya da gittikleri yerlerin yerlerin adlarını
almışlardır. Biz öyle zannediyoruz ki UGURLU CEMAATI' da bugünkü köyün
bulunduğu yere yerleşerek cemaatin adi olan UGURLU köyünün temelini
oluşturmuşlardır. O dönemde yerleşik düzene geçen Türkmen aşiretler
hayvancılık ve tarımı günümüzdekine benzer şekilde iki faaliyeti
birlikte sürdürmüşlerdir. Bu cümleden olarak; Sulu Egrik, Boyuna Ağıl,
Egrik Ardı, ve Kara Keçi Yeri mıntıkalarının adi bize önemli ipuçlarını
vermektedir. Ayrıca Korunun içindeki şayisiz çardak kalıntıları da ayrı
bir delil oluşturmaktadır. Bu arada kulaktan kulağa günümüze kadar
ulasan ayrı bir bilgi daha vardır. O da köyümüze ilk yerleşim yapan
Konar Göçer bir YÖRÜK ailesidir. Söz konusu aile BARÇIN yaylasından göç
zamanı kışlak yeri olan Anamur un
Karakaya
köyüne dönerken köyümüzün bulunduğu yerde göçü götüren develerden
birinin ayağı kırılır. Bu sebeple kişi burada geçirmek zorunda kalır.
Yörük ailesinin kışladığı yer, bugünkü Gadirlerin evinin olduğu yer
olarak söylenir.
O yıl çok çetin bir
kış geçer. Aile, sürülerini Kuyularda kışlatır. Çok çetin geçen kışın
ardından sarı çiçek, sümbül, nergis ve nevruzun çok bulunduğu yörede
ilkbahar gelir. Koyunlar ve keçiler yavrulamaya baslar. Hayvanlar öyle
bir yavrulama yaparlar ki hemen hepsi ikiz doğururlar. Hayvanlardan ve
yavrulardan hiç ölen olmaz. Burada aile fertleri ve hayvanları son
derece sağlıklı bir şekilde yeni bahara ulaşırlar. Bu durumdan son
derece memnun kalan ailenin yanına, kışlak yeri olan Karakaya köyünden
kalkarak tekrar Barçın yaylasına çıkan dostları gelir. Onlara “Burası
bize uğurlu geldi. Biz burada bir daha ayrılmayız” derler. Gerçekten o
tarihten sonra hiç ayrılmadıkları düşünülebilir. Uğurlu yer böylece
UĞURLU KÖYÜ olarak sürekli bir yerleşim yeri olur. Açıklanan bu
bilgilere rağmen Köyüm Uğurlu'nun kuruluş tarihi konusunda kesin bir
bilgiye ulaşılmamıştır. Ancak tapu ve maliye defteri kayıtlarına göre
450 yılı askın bir yerleşim yeri olduğu düşünülebilir, söylenebilir.
Şu
hususu belirtmekte yarar görüyoruz. Bu konuda çok ciddi ve sağlıklı bir
şekilde gerekli arşiv çalışmasının yapılması, elde edilecek bilgiler
açısından büyük önem arz etmektedir.
Kaynak: Taşeli'nde Köyüm Uğurlu Mehmet AKSUNGUR Konya 2002
|